DAĞITIM ŞİRKETLERİNE UYGULANACAK CEZALAR AÇIKÇA ANAYASAYA AYKIRIDIR (PetroPlus Dergisi Alıntı)

DAĞITIM ŞİRKETLERİNE UYGULANACAK CEZALAR AÇIKÇA ANAYASAYA AYKIRIDIR

 

 

 

Ali ÇAKMAKCI

Euroil Genel Müdür Yrd.

E. Hesap Uzmanı,

YMM (2014), Bağımsız Denetçi

 

 

 

 

Euroil Genel Müdür Yardımcısı, E. Hesap Uzmanı Sayın Ali ÇAKMAKCI petrol piyasasında yapılan değişikliklere ilişkin yaptığımız mülakatta önemli hukuki sorunlara değindi.

Bilindiği üzere 11 Nisan 2013 tarih ve 28615 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kanun, esas itibariyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununda önemli değişiklikleri içermektedir. Kanunda yer alan bir hükümle 5015 sayılı Kanunun 4. maddesinde yapılan değişiklikle lisans sahiplerine “kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipmanı bulundurmamak ile ilgili yükümlülükler getirilmiş, Kanunun 19. maddesinde ise Kanunun 4/l bendinin bayilik lisansı sahipleri tarafından ihlali halinde ise bayinin sözleşme yaptığı dağıtıcı lisansı sahipleri hakkında (a) bendinde belirtilen cezanın dörtte birinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.” Yani, fiili işleyen bayi başına 1.000.000-TL idari para cezasının dörtte biri dağıtıcılara da ayrıca uygulanacaktır. Yine ceza uygulanan bir fiilin iki takvim yılı geçmeden aynı kişi tarafından tekrarı halinde, cezalar iki kat olarak uygulanacaktır. Ayrıca, akaryakıt istasyonu kapsamında sürdürülen bayilik faaliyetlerinin, 5015 sayılı Kanuna veya bu Kanuna istinaden çıkarılan düzenlemelere aykırılığının EPDK tarafından tespiti halinde, anılan istasyonda yapılan akaryakıt ikmali Kurumca geçici veya süresiz olarak mühürleme suretiyle durdurulabilmektedir.

 

Konuyla ilgili olarak görüşlerini sorduğumuz Çakmakcı’ya göre hukuk devleti bazı ilkeler üzerine kurulmuştur. Çakmakcı bu ilkeleri kısaca temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması, yasama ve idari işlemlerin yargısal denetimi, yargı bağımsızlığı, kanuni hâkim güvencesi, kuvvetler ayrılığı, hukukun genel ilkelerine bağlılık, kanun önünde eşitlik ilkesine riayet, idarenin mali sorumluluğunun sağlanmış olması, düzenli idare ilkesi ve ceza hukukunun evrensel ilkelerine uyulması, yani masumiyet karinesi, suç ve cezaların şahsiliği, suç ve cezaların kanuniliği ve geriye yürütülmezlik olarak ifade etmiş ve bunların sağlanmadığı sürece hukuk devletinden bahsetmenin mümkün olmayacağını belirtmiştir.

Çakmakcı’ya göre ceza hukukunda cezayı gerektiren bir fiil, Anayasa Mahkemesi kararlarında da yer aldığı üzere kişinin dışsal bir davranışıdır, yani kişinin, başkalarınca algılanabilen bir davranışıdır. Dolayısıyla, kişiden çıkarak dışsallaşmış bir fiil olmadıkça, pozitif hukukta suç da doğmamaktadır, doğması da imkan dâhilinde değildir. İçtihada göre buradan, suçun maddî unsuru olan fiilsiz suç olmaz mutlak kuralı ortaya çıkmaktadır. Kural, mevcut ceza hukuku düzeninin niteliğini belirlemede önemli bir olgudur. Anayasa, 38. maddesinde kanunun suç saymadığı bir fiilden söz ederken, açıkça fiilsiz suç olmaz kuralına vurgu yapmış olmaktadır. Aynı şekilde, TCK’nın 2. maddesinde kanunun suç saymadığı bir fiilden söz edilmektedir. Bu demektir ki, suçun maddesini, özünü, esasını fiil oluşturmaktadır. Bugün, fiilsiz suç olmaz kuralı, uygar bir ceza hukukunun, kendisinden vazgeçmesi imkânsız olan bir temel taşıdır. Yargı kararları kapsamında konuşan Çakmakcı’ya göre bir hareket yoksa, ortada, ne bir fiil, ne de bir suç vardır. Hareket olumlu veya olumsuz bir biçimde ortaya çıkabilir. Olumlu bir biçimde ortaya çıkan hareket yapmak, olumsuz bir biçimde ortaya çıkan hareket yapmamaktan ibaret bulunmaktadır. Yapmak biçiminde ortaya çıktığında harekete icra hareketi, yapmamak biçiminde ortaya çıktığında harekete ihmal hareketi denmektedir. İhmal hareketi de insanın nesnel, yani harici bir davranışıdır. Ortada icra veya ihmal hareketi olmadıkça, bir suçun da bulunmadığının kabulü zorunludur. Çakmakcı, bu durumun, Anayasa Mahkemesi kararları ve doktorinde yer alan yadsınamaz bir gerçek olduğunu belirtti.

Ceza Hukukçusu olmamakla birlikte geçmiş tecrübelerine ve Anayasa Mahkemesi kararlarına istinaden Çakmakcı, sözlerine şu şekilde devam etti:

Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik içtihatlarında da defeatle belirtildiği üzere, Anayasanın suç ve cezalara ilişkin esaslar kenar başlıklı 38. maddesinin yedinci fıkrasında, “ceza sorumluluğu şahsidir.” hükmü yer almaktadır. Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel kurallarındandır. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Başka bir anlatımla bir kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulmamasıdır. Anayasanın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından, idari para cezaları da bahsi geçen maddede öngörülen ilkelere tâbidir. Anayasanın 38. maddesinde yer alan cezaların şahsiliği hükmü bu maddenin Anayasaya aykırılığını çok açık bir biçimde gözler önüne sermektedir. Ceza sorumluluğu şahsidir, tümcesi herkesin işlemediği suçtan sorumlu tutulamayacağını, bir başkasının işlediği suçun, suçu işlemeyenlere sirayet edemeyeceğini en açık bir biçimde anlatmaktadır. Anayasada yer alan bu tümce aynı zamanda bir ceza hukuku ilkelerinden biridir. Ceza hukukunun bu ilkesi çağdaş hukukun temel ilkelerinden biri olduğu gibi, adaletli bir hukuk düzeninin de gereğidir. Suç ve ceza öngören kuralların diğer hukuk kurallarından ayrı olarak en önemli niteliği açık, kesin ve belirgin olmalarıdır. Bu, ceza hukukunda istisnası olmayan kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin de zorunlu bir sonucudur. Ceza sorumluluğunun şahsi olması; suçu işleyen failin/faillerin cezadan bizzat sorumlu olması, failin/faillerin dışındaki kişilere doğrudan doğruya bu sorumluluğun yüklenmemesi ve cezalandırılmaması demektir. Mevcut yasal düzenlemelere göre bu ilke; kanunda suç olarak belirlenmiş hareketin kusurlu failinin ya da kanunlarda istenmeyen durum olarak belirlenmiş hale neden olan kişinin, kusur ile hareketi arasında illiyet bağı olması halinde bizzat cezalandırılması şeklinde kabul edilmektedir. Keza, 5237 sayılı TCK’nın 2. maddesinde suç ve cezada kanunilik/ belirlilik ilkesi daha ayrıntılı ve güçlü bir şekilde ifade edilmiş ve bunun istisnasız olarak özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanacağını belirtilmiştir.

Çakmakcı’ya Göre Dağıtıcı Şirketlerin Anayasa Mahkemesi’ne Anayasaya Aykırılıktan Dava Açması Gerekmektedir:

Euroil Genel Müdür Yardımcısı Sayın Ali Çakmakcı, Gümrük Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la 5015 sayılı Kanunda yapılan değişikle dağıtıcı şirketlere uygulanmak üzere getirilen cezai sorumluluğun, esasen bayilerin hukuka aykırı fiillerinin cezai sorumluluğunun dağıtıcılara yüklenmesi anlamına geldiğine değindi. Bayilerin yasal düzenlemelere aykırı fiillerinin, yani herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipmanı bulundurmalarına ilişkin denetimin ne dağıtıcıların yükümlülüğünde olduğunu, ne de daha önce ifade ettiği üzere hukuk mantığı ve Anayasa’nın cezaların şahsiliği ilkesi kapsamında dağıtıcıların cezai sorumluluklarının bulunduğunun iddia edilmesinin mümkün olmadığına değinen Çakmakcı, dağıtıcılara otomasyon sistemi nedeniyle zaten önemli yükümlülükler getirildiğini ve idari yaptırımlar uygulandığını bildirirken, yaklaşık 60 dağıtıcı şirketin yine yaklaşık 13.000 civarı bayinin cezai yaptırım gerektiren fiilerinden hukuksuz şekilde sorumlu tutulduğunu, denetleyici-düzenleyici fonksiyonları bulunan bir kurumun tüm görevlerinin dağıtıcıların üzerine bırakıldığını ifade etti.  Genel Müdür Yardımcısı, E. Hesap Uzmanı olan Çakmakcı, iştirak vs bir ilişki olmadığı sürece uygulanamayacak olan bu cezaların bayi başına uygulandığını da düşündüğümüzde ise dağıtıcılık faaliyeti yapmanın mümkün olmadığını da sözlerine dahil etti.

Çakmakcı ayrıca birçok yasal düzenlemede bu kurala dikkat edildiğini, örneğin vergi hukukunda 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 372. maddesinde ölüm halinde vergi cezasının düşeceğine dair hükmün tam da bu ilkeyi ifade ettiğini belirtirken, benzer bir konuda bir kimsenin, başkasının fiilinden sorumlu tutulmaması gerektiğine dikkat çekilen gerekçeli bir Anayasa Mahkemesi kararında, sürücü belgesi olmadan araç kullanan kimsenin aynı zamanda araç sahibi olmadığı durumlarda, tescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağı düzenlenemeyeceğini, araç sahibinin kusurunun bulunup bulunmadığı, aracı sürücü belgesi olmayan kişiye bilerek verip vermediği değerlendirilmeden idare tarafından yaptırım uygulanamayacağına karar verildiğini ve Mahkemenin ilgili düzenlemeyi iptal ettiğini ifade etti.

İşlemediği bir fiilden dolayı araç sahibine yaptırım uygulanmasına neden olduğunun anımsatıldığı gerekçeli karardan yola çıkarak sürücünün belgesiz araç kullanması ve sürücünün araç sahibi olmaması halinde tescil plakası sahiplerine de salt ruhsat sahibi olmaları nedeniyle yaptırım uygulanmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğunu kaydeden Çakmakcı, Anayasa ve ceza hukukunun temel kuralları uyarınca, kişilere ceza verilebilmesi için hukuka aykırı eylemin kanunda belirtilmiş olması ve bu eylemin o kişi tarafından gerçekleştirilmiş olduğunun kanıtlanması gerektiğini ve suç ile fiil arasındaki illiyet bağının önemine değinen Çakmakcı, buna benzer başka kararların da bulunduğunu ifade etti. Ayrıca, Çakmakcı, dağıtıcı şirketlerin böyle bir cezai yaptırımla karşılaşmaları durumunda Anayasa Mahkemesi’ne gitmesinin yerinde ve doğru bir karar olduğunu da belirtti.

Reklamlar

One thought on “DAĞITIM ŞİRKETLERİNE UYGULANACAK CEZALAR AÇIKÇA ANAYASAYA AYKIRIDIR (PetroPlus Dergisi Alıntı)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s